YERYÜZÜNÜN VÂRİSLERİ

 

Mukaddime

 

Bİsmihi Teâlâ.

Hamd, âlemlerin Rabb'i Allah'a mahsustur. Salât ve selâm olsun Rasulullah'a, Âl'ine, Ashabına ve Kıyamet'e kadar küfre, şirke, irtidada, fısk-u fücura karşı Tevhid mücadelesini sür­düren, yeryüzünün varisleri olan mücahid ve Muvahhid mü'minlere...

Rabb'imiz Allah Ceiie ceiaiuhu tarafından yeryüzünün imarı ve Hükmullah'ı hakim kılmak için halifeler kılından [1]Allah'ın lütfuyla yeryüzünün Önderleri ve varisleri olan müz-tez'af muvahhid mü'minlerin [2]vasıflarım şöyle anlatıyor ayet-i kerimeler:

"Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için de kılavuz olan bir Kitab'dır. Ki onlar, gayba inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine nzık olarak verdiklerimizden infak eder­ler. Ve (yine) onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere iman ederler ve ahirete de kesin bk bilgiyle inanırlar. İşte bun­lar, Rabb'lerinden olan bk hidayet üzeredkler ve kurtuluşa eren­ler de bunlardır.[3]

Rabb'imiz Allah ceiie Ceiaiuhu, gerçek bir iman ile iman edip, gereği gibi salih amellerde bulunan muvahid mü'min kullarına yeryüzünün iktidarını va'detmiştir:

"Allah, içinizde iman edenlere ve salih amellerde bu­lunanlara va'detmiştk: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl güç ve iktidar sahibi kıîdıysa, onları da yeryüzünde güç ve ik­tidar sahibi kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini ken­dilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet eder­ler ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim ki, bundan sonra küfre saparsa, işte onlar fasık olanlardır. Dosdoğru namazı kılın, zekâtı verin ve Peygamber'e itaat edin. Umulur ki, rah­mete kavuşturulmuş Olursunuz.[4]

Rabb'imiz Allah Ceiic Cdaluhu, yeryüzünün halifeleri ve va­risleri olan mü'min muttaki kullarına şöyle emrediyor:

"Allah ve Rasulüüe itaat edin ve çekişip birbirinize düş­meyin: Çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider, sabredin. Şüp­hesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.[5]

"Ey iman edenler! Allah'tan nasıl korkup sakınmak ge­rekiyorsa, öylece korkup sakının ve siz, ancak müslüman ol­maktan başka (bir din ve tutum üzerinde) ölmeyin. Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı yapışın. Dağılıp ayrılmayın ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz de O, kalblerinizin arasım uzlaşünpısmdırdı ve siz Onun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çu­kurunun kıyısmdayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki, hi­dayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.[6]

Ve yine Rabbimiz Allah Celk Celaluhu şöyle buyurdu:

"Fitne kalmaymcaya ve dinin hepsi Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçecek olurlarsa, şüphesiz Allah, yapmakta olduklarını görendir.[7]/[8]

Bu emirlerle, yeryüzünden küfrü, şirki, ilhadı, istidadı, fısk-u fücuru tamamen kaldırmcaya kadar hizbu'ş-şeytan ile sa­vaşmakla emrolunmuştur yeryüzünün varisleri muvahid, mücahid ve muttaki mü'minler.

Kurtuluş, iman edip salih amel işlemek, hakkı ve sabrı tav­siye etmek; yani islâm'a davet ve cihad etmektir.[9] Yine kurtuluş, insanları hayra çağırmak, onlara iyiliği (ma'rufu) emretmek ve onları kötülükten (münkerden) alıkoymaktır.[10]

Önderimiz ve yegane örneğimiz Rasulullah Sailaiiahu Aleyhi ve şeiicm, İsİâırf Ümmeti'ne şu müjdeyi veriyor:

"Benim Ümmetimden, daima Allah Teâlâ tarafından des­teklenen ve onlara yardımcı olmayan halkın zarar veremeye­ceği bir cemaat kıyamet kopuncaya kadar hiç eksik ohnayaca (ümmetim içinde daima böyle bir taife bulunacak)ör.[11]

Elinizdeki bu küçük eserde, "yeryüzünün varisleri" olan mu­vahid, mücahid, muttaki, muhsin mü'minlerin vasıflan ve va­zifeleri izaha gayret edilmiştir. Bu eserde yer alan makaleler; Vahdet, Ribat, Vasat, Bu Meydan ve Yeryüzü dergilerinde ya­yımlanmıştır.

"Ümmetin bir gününün bile îmam'sız geçmesinin caiz ol-madığı" hakikati imanî bir mes'ele iken, Ümmet yetmiş küsur senedir İmam'sızdır. Allah Celh ceMuftt/nun izni ile bir yandan Ümmeti bu musibetten kurtaracak mü'minler olmaya gayret edip, bu uğurda malımızla ve canımızla cihad faaliyetine ka­tılırken; bir yandan da tüm imkânlarımızı kullanmalı ve yıl­madan, sabırla çalışmalıyız. Allah Ceiie Cefaiuhu, O'nun yolunda cihad edenlere yollarını açacağını, zafere ulaştıracağını ve sab­redenlerle beraber olacağını va'detmiştir.

Ve Rabb'imiz Allah cdie Ceiaiuhu şöyle buyuruyor:

"De ki: Benim yolum budur. Ben ve bana uyanlar bilerek in-sanları Allah 'a çağırırız. Allah 'ı her türlü ortaktan tenzih ederim. Ben Allah 'a ortak koşanlardan değilim.[12]

Davamızın başı ve sonu âlemlerin Rabb'i Allah Celle Celaiuhu'ya hamdetmekter.

KUL SADİ YÜKSEL

Ümraniye/1996.

 

 



[1] Bakara, 2/30

[2] Kasas, 28/5

[3] Bakara, 2/2-5.

[4] Nur, 24/55-56

[5] Enfâl, 8/46.

[6] Âl-i İmran, 3/102-103

[7] Enfâl,s/39

[8] Bakara, 2/193

[9] Asr Sûresi

[10] Âl-i İmrân, 3/104

[11] Sünen-i îbn Mace, Mukaddime, B.l, Hds. 6 - Buharı, K. i'tisam, B. 10, Hds. 42 - Müs­lim, iman, B. 71, Hds.247. Tirmizî, Fiten, B. 42, Hds- 2330.

[12] Yusuf, 12/108