77) Mü'min müslümanın, kendisi için sevdiğini müslüman kardeşi için sevmesi, kendisi için kerih gördüğünü müslüman kardeşi için de kerih görmesi

 

"Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah, O'nun Rasulü, rükû ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren mü'minlerdir.

Kim Allah'ı, O'nun Rasulü'nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şübhe yok, galib gelecek olanlar, Allah taraftarlarıdır. [1]

Ebu Zerr (r.a.)'dan;

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

"Amellerin en faziletlisi, Allah için sevmek ve Alİah için buğz etmektir.[2]

Enes b. Malik (r.a.)'dan.

RasuluJİah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

"Hiç Diriniz, kendiniz için arzu ettiğinizi, kardeşiniz için arzu etmedikçe (kemâliyle) iman etmiş olmaz. [3]

Ebu Hüreyre (r.a.)'dan.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

"Mü'min, mü'minin aynasıdır. Mü'min, mü'minin kar­deşidir. Onu, kusurlardan men'eder ve onu, her tarafından kuşatır. [4]

Ebu Berze (r.a.) şöyle dedi:

Ya Rasulullah, bana faydalanacağım bir şey öğret, de­dim.

Rasulullah (s.a.s.):

"Müslümanlara yolunda ezâ (veren şeyi) gider!" buyur­du. [5]

Ebu Hüreyre (r.a.)'dan.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

"Bir ağaç, müslümanlara eziyet veriyordu. Bir adam ge­lerek onu kesti ve cennete girdi.[6]

"İnsan bedeninden her bir eklem(in sağladığı hareket kolaylığı) üzerine bir sadaka vardır.

içinde güneşin doğmakta olduğu her günün gündüzün­de iki (hasım) kişi arasında adalet etmek, (yüksek) bir sada­kadır. Hayvanına binmek veya metâ'ını yüklemek isteyen kimseye yardım edip hayvanına bindirmek, yahud eşyasını yüklemek de bir sadakadır. Güzel söz de bir sadakadır. Na­maza giderken sahibinin attığı her bir adım da bir sadakadır. Yoldan (gelip geçene) ezâ veren şeyi gidermek de bir sada­kadır. [7]

Ebu Hüreyre (r.a.)'dan.

Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

"Bir adam, yol üzerinde bir diken dalına rastladı da:

Vallahi, bunu, müslümanlardan uzaklaştıracağım. On­lara ezâ vermesin, dedi.

Bu sebeble cennete konuldu. [8]

Ebu Hüreyre (r.a.)'m rivayetiyle şöyle buyurur Rasulul­lah (s.a.s.):

"(Vaktiyle) bir kimse yol yürürken, yolu üstünde bir di­ken dalı buldu. Onu, yoldan dışarı attı. Allah, onun bu ame­lini kabul buyurdu ve onun günahlarını mağfiret etti. [9]

Yegâne   Rabbimiz,   Melikimiz  ve  İlâhımız   olan  ve

O'ndan başka ilâh bulunmayan Allah'a ktamd-u senalar ol­sun ki, değerli İslâm ulemâsının ayet ve hadislerden hareket­le beyan buyurduğu yetmişyedi iman şu'bedisini kısa da olsa delilleriyle arzetük...

Bu esasların sıralamasını, İmam Beyhakî (rh.)'in "Şu'abi'İ-İman" adlı eserinin ihtirsarını yapan el-Kazvinî (rh)'in, "Muhtasaru Şu'abi'1-İman" adh eserindeki sıralamaya göre yaptık.[10]

 İman şu'belerini değişik şekilde tasnif edenİer olmuştur... Bu kıymetli İslâm ulemâsından birisi de, İmam Bedrüddin Aynî (rh.)'dir...

Sahih-i Buharı Sarihi olan İmam Bedrüddin Aynî (rh.), İman şu'belerini, konularına göre tasnif etmiştir. [11]

"Şu'abu'1-İman" konusunda çeşitli eserler kaleme alınmış ve iman şu'belerinin her biri ayrı ayrı ele alınarak uzunca anlatılmış, bu konudaki deliller sunulup yorumlan­mıştır. [12]

Biz burada, özet olarak iman şu'belerini kaydedip ilgili ayet ve hadisi yorumsuz bir şekilde arz ettik.. Gayemiz, ima­nın bütün hayatı kapsayıcı olduğunu delilleriyle gözönüne sermektir... İmanın yetmişyedi şu'besinden de apaçık anla­şıldığı gibi iman, bütün hayatı kuşatıcıdır... Tevhid'siz, yani imansız hayat düşünülmez ve kabul edilemez... İman, hayat­tır, hayat da imandır... İman, İslâm'dır, İslâm da imandır... Dolayısıyla İslâm, hayattır, hayat da İslâm'dır... İslarn'sız ha­yat, hayat değildir... İslâm'sız bir hayat, muvahhid mü'minler tarafından ne düşünülebilir, nede kabul olunur... İslâm'ı hayattan hayatı İslâm'dan ayıran, böylece yeryüzünü ifsad edip insanlığı intihara sürükleyeri\bütün tağutî ideolojileri, felsefelerin egemen düzenlerin ve hayat anlayışların yerini İslâmî değerlere terk ettiği zaman hayat, gerçekten huzur ve mutluluk dolu yaşanmaya değer bit hale gelir... İslâm, hayat-laşır, hayat, İslâm olur... İşte o zaman, yeryüzünde imtihan olunup yaşayan insanlar, yaratılış gayelerine uygun bir hayat yaşarlar... İşte o zaman insan, yaratıldığı fıtri özellikleri üze­re bulunur, kaybetmiş olduğu kendisini bulur, bilir ve tanır... Kendini bilip tanıyan insan, gerçek Rabbi Allah'ı da bilip ta­nır... Allah'ı bilip tanıyan insan, O'na, gereği şekilde katık­sız bir iman ile inanır... Katıksız iman ile inanan insan, ima­nın gereği olan salih ameli yapar... İşte o zaman yeryüzü ba­rışı ortaya çıkar, yeryüzü huzur, saadet, barış ve kardeşlik duygularıyla dolar... İnsanlar arasında gerçek mutluluk mey­dana gelir...

Bilgimizin ve imkânlarımızın el verdiği ölçüde, Rasulle-rin çağrısı olan Tevhid'i anlatmaya gayret gösterdik... İnşal­lah, okuyanlar için faydalı olmuştur... Okuyup bilgilenenlere, bilgilenip gerçekten iman ederek salih amel işleyenlere se­lâm olsun!..

Dâvamızın başı ve sonu, Âlemlerin Rabbi Allah'a ham-detmektir.

 

 



[1] Mâide, 5/55 - 56.

[2] Sünen-i Ebu Davud, Kitab's -Sünnet, B.3, Hds. 4599. Sünen-i Neseî, Kitabu'l - İman, B.2, Hds. 4954

[3] Sahih-i Buhârî, Kitabu'l - İman, B.5, Hds.6 Sahih-i Müslim, Kitabu'l - İman, B.17. Hds.71 Sünen-İ İbn Mace, Mukaddime, B.9, Hds.66 Sünen-i Neseî, Kitabu'l - İman, B.19, Hds.4984. Sünen-i Tirmizî. Kitabu Sıfatu'l Kıyame, B.22, Hds.2634. Sünen-i Dârimî, Kitabu'r - Rikak, B.29, Hds.2743.

[4] Sünen-i Ebu Davud. Kitabu'! - Ebed, B. 57, Hds.4918. Sünen-i Tirmizî, Kitabu'l - Birri ve's-Sıla, B.18, Hds.1994 İmam Buhârî, Edebü'l-Müfred, B.120, Hds.239

[5] Sahih-i Müslim, Kitabu'l Birri ve's-Sıla, B.36. Hds.131 Sünen-i İbn Mace, Kitabu'l - Edeb, B.7, Hds.3681.

[6] Sahih-i Müslim, Kitabu'l - Bini ve s - Sıla, B.36, Hds. 130 Sünen-i İbn Mace, Kitabu'l - Edeb. B.7, Hds. 3682.

[7] Sahih-i Buhâri, Kitabu'l - Cihad, ve's - Siyer, B.127, Hds. 194. Sahih-i Müslim, Kitabuz - Zekat, B.16, Hds.56

[8] Sahih-i Müslim, Kitabu'l - Birri ve's - Sıia, B.36, Hds.128.

[9] Sahih-i Buharı, Kitabu'1-Ezan, B.32, Hds.48.

Sahih-i Müslim, Kitabu'l - Birri ve's - Sıla, B.36, Hds.127. Sünen-i Tirmizî, Kitabu'l - Birri ve's - Sıla, B.38, Hds.2024.

[10] Bkz. İslâmî, araştırmalar, c.13, sy.l, 2000. sh.30 - 38. Yrd. Doc. Dr. Sabri Erdem, İslâm'da İman Esaslanna Farklı Bir Yakİaşım, adlı makalesi (sh.27-40)

[11] Bkz. Ahmed Davudoğlu, Sahih-i Müslim Tercüme ve Şerhi, İst T.Y. C.l.Sh.242-245.

[12] Bu eserlerin bir listesi için bkz. Prof. Dr. Mücteba Uğur, Hadis İiimleri Edebiyat,, Ank. 1996, sh. 303.