"Sizin dostunuz
(veliniz) ancak Allah, O'nun Rasulü, rükû ediciler olarak namaz kılan ve zekatı
veren mü'minlerdir.
Kim Allah'ı, O'nun
Rasulü'nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şübhe yok, galib gelecek
olanlar, Allah taraftarlarıdır. [1]
Ebu Zerr (r.a.)'dan;
Rasulullah (s.a.s.)
şöyle buyurdu:
"Amellerin en
faziletlisi, Allah için sevmek ve Alİah için buğz etmektir.[2]
Enes b. Malik
(r.a.)'dan.
RasuluJİah (s.a.s.)
şöyle buyurdu:
"Hiç Diriniz,
kendiniz için arzu ettiğinizi, kardeşiniz için arzu etmedikçe (kemâliyle) iman
etmiş olmaz. [3]
Ebu Hüreyre
(r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.)
şöyle buyurdu:
"Mü'min, mü'minin
aynasıdır. Mü'min, mü'minin kardeşidir. Onu, kusurlardan men'eder ve onu, her
tarafından kuşatır. [4]
Ebu Berze (r.a.) şöyle
dedi:
Ya Rasulullah, bana
faydalanacağım bir şey öğret, dedim.
Rasulullah (s.a.s.):
"Müslümanlara
yolunda ezâ (veren şeyi) gider!" buyurdu. [5]
Ebu Hüreyre
(r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.)
şöyle buyurdu:
"Bir ağaç,
müslümanlara eziyet veriyordu. Bir adam gelerek onu kesti ve cennete girdi.[6]
"İnsan bedeninden
her bir eklem(in sağladığı hareket kolaylığı) üzerine bir sadaka vardır.
içinde güneşin
doğmakta olduğu her günün gündüzünde iki (hasım) kişi arasında adalet etmek,
(yüksek) bir sadakadır. Hayvanına binmek veya metâ'ını yüklemek isteyen
kimseye yardım edip hayvanına bindirmek, yahud eşyasını yüklemek de bir
sadakadır. Güzel söz de bir sadakadır. Namaza giderken sahibinin attığı her
bir adım da bir sadakadır. Yoldan (gelip geçene) ezâ veren şeyi gidermek de bir
sadakadır. [7]
Ebu Hüreyre
(r.a.)'dan.
Rasulullah (s.a.s.)
şöyle buyurdu:
"Bir adam, yol
üzerinde bir diken dalına rastladı da:
Vallahi, bunu,
müslümanlardan uzaklaştıracağım. Onlara ezâ vermesin, dedi.
Bu sebeble cennete
konuldu. [8]
Ebu Hüreyre (r.a.)'m
rivayetiyle şöyle buyurur Rasulullah (s.a.s.):
"(Vaktiyle) bir
kimse yol yürürken, yolu üstünde bir diken dalı buldu. Onu, yoldan dışarı
attı. Allah, onun bu amelini kabul buyurdu ve onun günahlarını mağfiret etti. [9]
Yegâne Rabbimiz,
Melikimiz ve İlâhımız
olan ve
O'ndan başka ilâh
bulunmayan Allah'a ktamd-u senalar olsun ki, değerli İslâm ulemâsının ayet ve
hadislerden hareketle beyan buyurduğu yetmişyedi iman şu'bedisini kısa da olsa
delilleriyle arzetük...
Bu esasların
sıralamasını, İmam Beyhakî (rh.)'in "Şu'abi'İ-İman" adlı eserinin
ihtirsarını yapan el-Kazvinî (rh)'in, "Muhtasaru Şu'abi'1-İman" adh
eserindeki sıralamaya göre yaptık.[10]
İman şu'belerini değişik şekilde tasnif edenİer
olmuştur... Bu kıymetli İslâm ulemâsından birisi de, İmam Bedrüddin Aynî
(rh.)'dir...
Sahih-i Buharı Sarihi
olan İmam Bedrüddin Aynî (rh.), İman şu'belerini, konularına göre tasnif
etmiştir. [11]
"Şu'abu'1-İman"
konusunda çeşitli eserler kaleme alınmış ve iman şu'belerinin her biri ayrı
ayrı ele alınarak uzunca anlatılmış, bu konudaki deliller sunulup yorumlanmıştır. [12]
Biz burada, özet
olarak iman şu'belerini kaydedip ilgili ayet ve hadisi yorumsuz bir şekilde arz
ettik.. Gayemiz, imanın bütün hayatı kapsayıcı olduğunu delilleriyle gözönüne
sermektir... İmanın yetmişyedi şu'besinden de apaçık anlaşıldığı gibi iman,
bütün hayatı kuşatıcıdır... Tevhid'siz, yani imansız hayat düşünülmez ve kabul
edilemez... İman, hayattır, hayat da imandır... İman, İslâm'dır, İslâm da
imandır... Dolayısıyla İslâm, hayattır, hayat da İslâm'dır... İslarn'sız hayat,
hayat değildir... İslâm'sız bir hayat, muvahhid mü'minler tarafından ne
düşünülebilir, nede kabul olunur... İslâm'ı hayattan hayatı İslâm'dan ayıran,
böylece yeryüzünü ifsad edip insanlığı intihara sürükleyeri\bütün tağutî
ideolojileri, felsefelerin egemen düzenlerin ve hayat anlayışların yerini
İslâmî değerlere terk ettiği zaman hayat, gerçekten huzur ve mutluluk dolu
yaşanmaya değer bit hale gelir... İslâm, hayat-laşır, hayat, İslâm olur... İşte
o zaman, yeryüzünde imtihan olunup yaşayan insanlar, yaratılış gayelerine uygun
bir hayat yaşarlar... İşte o zaman insan, yaratıldığı fıtri özellikleri üzere
bulunur, kaybetmiş olduğu kendisini bulur, bilir ve tanır... Kendini bilip
tanıyan insan, gerçek Rabbi Allah'ı da bilip tanır... Allah'ı bilip tanıyan
insan, O'na, gereği şekilde katıksız bir iman ile inanır... Katıksız iman ile
inanan insan, imanın gereği olan salih ameli yapar... İşte o zaman yeryüzü barışı
ortaya çıkar, yeryüzü huzur, saadet, barış ve kardeşlik duygularıyla dolar...
İnsanlar arasında gerçek mutluluk meydana gelir...
Bilgimizin ve
imkânlarımızın el verdiği ölçüde, Rasulle-rin çağrısı olan Tevhid'i anlatmaya
gayret gösterdik... İnşallah, okuyanlar için faydalı olmuştur... Okuyup
bilgilenenlere, bilgilenip gerçekten iman ederek salih amel işleyenlere selâm
olsun!..
Dâvamızın başı ve
sonu, Âlemlerin Rabbi Allah'a ham-detmektir.
[1] Mâide, 5/55 - 56.
[2] Sünen-i Ebu Davud, Kitab's -Sünnet, B.3, Hds. 4599.
Sünen-i Neseî, Kitabu'l - İman, B.2, Hds. 4954
[3] Sahih-i Buhârî, Kitabu'l - İman, B.5, Hds.6 Sahih-i
Müslim, Kitabu'l - İman, B.17. Hds.71 Sünen-İ İbn Mace, Mukaddime, B.9, Hds.66
Sünen-i Neseî, Kitabu'l - İman, B.19, Hds.4984. Sünen-i Tirmizî. Kitabu
Sıfatu'l Kıyame, B.22, Hds.2634. Sünen-i Dârimî, Kitabu'r - Rikak, B.29,
Hds.2743.
[4] Sünen-i Ebu Davud. Kitabu'! - Ebed, B. 57, Hds.4918.
Sünen-i Tirmizî, Kitabu'l - Birri ve's-Sıla, B.18, Hds.1994 İmam Buhârî,
Edebü'l-Müfred, B.120, Hds.239
[5] Sahih-i Müslim, Kitabu'l Birri ve's-Sıla, B.36.
Hds.131 Sünen-i İbn Mace, Kitabu'l - Edeb, B.7, Hds.3681.
[6] Sahih-i Müslim, Kitabu'l - Bini ve s - Sıla, B.36,
Hds. 130 Sünen-i İbn Mace, Kitabu'l - Edeb. B.7, Hds. 3682.
[7] Sahih-i Buhâri, Kitabu'l - Cihad, ve's - Siyer, B.127,
Hds. 194. Sahih-i Müslim, Kitabuz - Zekat, B.16, Hds.56
[8] Sahih-i Müslim, Kitabu'l - Birri ve's - Sıia, B.36,
Hds.128.
[9] Sahih-i Buharı, Kitabu'1-Ezan, B.32, Hds.48.
Sahih-i Müslim, Kitabu'l - Birri ve's - Sıla, B.36, Hds.127. Sünen-i
Tirmizî, Kitabu'l - Birri ve's - Sıla, B.38, Hds.2024.
[10] Bkz. İslâmî, araştırmalar, c.13, sy.l, 2000. sh.30 -
38. Yrd. Doc. Dr. Sabri Erdem, İslâm'da İman Esaslanna Farklı Bir Yakİaşım,
adlı makalesi (sh.27-40)
[11] Bkz. Ahmed Davudoğlu, Sahih-i Müslim Tercüme ve Şerhi,
İst T.Y. C.l.Sh.242-245.
[12] Bu eserlerin bir listesi için bkz. Prof. Dr. Mücteba
Uğur, Hadis İiimleri Edebiyat,, Ank. 1996, sh. 303.