3)
Semud Kavmi
“Semud (kavmi) de gönderilen (Peygamber)leri yalanladı.
Hani onlara, kardeşleri Salih: ‘Sakınmaz mısınız?’ demişti.
‘Gerçek şu ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir Peygamberim.
Artık Allah’dan korkup sakının ve bana itaat edin.
Buna karşılık ben, sizden bir ücret istemiyorum.
Siz, burada güvenlik içinde mi bırakılacaksınız?
Bahçelerin, pınarların içinde,
Ekinler ve yumuşak tomurcuklu can alıcı hurmalıklar arasında?
Dağlardan da ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz.
Artık Allah’dan korkup sakının ve bana itaat edin.
Ve ölçüsüzce davrananların emrine de itaat etmeyin.
Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmakta ve dirlik-düzenlik
kurmamaktadırlar (Islah etmemektedirler).” ([1])
“Semud (halkına da) kardeşleri Salih’i (gönderdik). Dedi ki: ‘Ey kavmim,
Allah’a ibadet edin. Sizin, O’ndan başka ilâhınız yoktur. O, sizi yerden
(topraktan) yarattı ve onda sizi ömür geçirenler kıldı (yeryüzünün imarını
elinize ver-di). Öyleyse O’ndan bağışlanma dileyin, sonra O’na tevbe edin.
Şübhesiz, benim Rabbim, yakın olandır (duaları kabul edendir).’
Dediler ki: ‘Ey Salih, bundan önce sen, içimizde kendisinden
(iyilik ve faydalar) umulan biriydin. Atalarımızın taptığı şeylere tapmamızdan
sen, bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden
kuşku verici bir tereddüd içindeyiz.”([2])
Rabbimiz Allah’ın ayet-i
kerimelerinden apaçık anlaşıldığı gibi, bütün Rasuller, kendilerine ayetlerle
gönderildikleri müşrik kâfir kavimlerinden eziyet görmüş, yalanlanmış ve çok
çirkin sözler işitmişlerdir…
Önderimiz Rasulullah
(s.a.s.), başta kendisi olmak üze-re, kâfir ve müşrik kavimlerinden Allah’ın
Rasullerinin çek-tiklerini hadislerinde beyan buyurur:
Abdullah İbn Mes’ud (r.a.)
anlatıyor:
- Şimdi ben, Rasulullah
(s.a.s.)’in yüzüne bakıyor gibiyim. O, Peygamberlerden bir Peygamberi hikaye
ediyordu ki, kavmi, onu dövmüş de kan içinde bırakmışlar. Fakat o, yüzünden hem
kanı siliyor, hem de:
“Allahım, kavmimi mağfiret
eyle! Çünkü onlar, bilmi-yorlar.” diyordu.([3])