Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
"Şübhesiz her türlü hamd, Allah'a mahsustur. O'ndan yardım ve mağfiret dileriz,
nefislerimizin şerrinden de O'na sığınırız. Allah'ın hidayete erdirdiği
kişiyi, saptıracak yoktur. Saptırdığını da, hidayete erdirecek yoktur.
Ben, Allah'dan başka bir
ilâh olmadığına ve Muhammed'în O'nun kulu ve Rasulü
olduğuna şehadet ederim." Rabb
olarak Allah'ı, din olarak İslâm'ı, Rasul olarak Mu-hammed (s.a.s.)'i kabul edip razı oldum ve katıksız imân eyledim.
Salat ve selâm, müttakîlerin ve mücahidlerin önderi Ra-sulullah'a, Âline, Ashabına ve kıyamete kadar O'nun izi
üzere yürüyen muvahhid mü'minlere
olsun...
"Dava Dersleri"nin sekizincisi olan bu
eserimize, "Muvahhid Şahsiyet" adını
verdik... Bu eserimizde, muvahhid rnü'-min bir şahsiyetin ahlâkî yapısını ele aldık ve usûhımuz gereği ayet-i kerimeler ve hadis-i şeriflerden
hareketle konuyu izah etmeye gayret ettik... Rabbimiz Allah'ın emirleri olan
ayet-i kerimeleri delil getirirken, îslâm ulemâsından
değerli müfessir imamlarımızın tefsirlerine müracaat edip, onların görüşlerini
aktardık... Önderimiz Rasulullah (s.a.s.)'in hadis-i
şeriflerini delil olarak sunarken, yine îslâm
ulemâsından değerli hadis sarihlerinin o hadis konusundaki açıklamalarım
naklettik... Bunlardan başka, başta müctehid ulemâ
olmak üzere îslâm ahlâkı konusunda beyanda bulunan
bir çok yetkili şahsiyetin eserlerine ve görüşlerine başvuruldu... Onların
konumuzla ilgili beyanları, yeri geldikçe kaydedildi... Böylece hazırlanan bu
eser, muvahhid şahsiyetlerin yetişmesinde gerekli
faydayı sağlayacağını umarız...
Cahiliyye adetlerinin ve tağut
hükümlerinin hayata hakim kılınmaya çalışıldığı bir çağda, işgal edilmiş İslâm
topraklarında esaret altında yaşayan muvahhid mü'minlerin, yeniden İslâm'ın eskimez ve pörsümez
değerleriyle aynileşerek yepyeni bir hayat sergilemeleri gerekir... Kendilerine
dayatılan cahiliy-yete aid
olan bütün anlayışları, değer yargıları ve hayat tarzları, Rasulullah
(s.a.s.)'in "Veda Hutbesi"nde beyan buyurduğu gibi ayaklar altına
konulup hayatın, îslâmî değerlere göre yeniden inşâ
edilmesi, vazgeçilmez kulluk vazifelerindendir...
Yeryüzünün varisleri ve insanlık âleminin rehberliği
makamında oturan muvahhid mü'minler,
her yönüyle çok iyi ye-tişmelidirler... Her biri,
birer insan-ı kâmil olan muvahhid mü'minler,
yeryüzünde Allah'ın şahidleridirler... Rasulullah (s.a.s,), onların üzerinde şahid
ve hayat örneği olduğu gibi, onlar da, diğer insanlar için şahid
ve hayat ömeği olmalıdırlar... Bu önderliği ve bu
örnekliği hakkıyla temsil edebilmeleri için gerek manevî cepheden, gerekse
maddî cepheden çok iyi donanmalıdırlar... Başta katıksız bir iman, yeterli
derecede İlim olgun bir ahlâk ile donanmış muvahhid mü'minler, diğer insanların hidayetlerine vesile olmak
İçin bütün imkânlarını seferber etmelidirler... Böyle bir ihlâs
ve böyle bir gayret, zalim tağutlar tarafından
bozulan yeryüzü huzurunu ve barışını yeniden oluşturacaktır inşaallah!..
Bu eserin, muvahhid
şahsiyetlerin ahlâkî olgunluklarına yardımcı olmasını ve hayırlı güzel bir
yapının oluşmasında katkıda bulunmasını gönülden diliyoruz. Bunu, halk
etmesini yegâne Rabbimiz Allah'dan niyaz ediyoruz...
Dâvamızın başı ve sonu, Âlemlerin Rabbi Allah'a hamd etmektir...
KUL SADÎ YÜKSEL