Rabbimiz Alİah,
yeryüzünde imtihan ettiği insan kullarına, onlarla kendisi arasında elçilik
yapacak ve emirlerini insanlara ulaştıracak, yine insanlardan Rasuller ve Nebî'ler
seçip vazifeli kıldığında, küfür ve şirklerinde çok ileri gidip hadlerini
aşanlar itiraz ettiler. Allah, kendilerine kendileri gibi bir insan
göndereceğine, elçi olarak bir melek göndermeliydi bu inatçı kâfir ve
müşriklere göre... Ya da bu insan peygamberlerin peygamberliklerine şahid
melekler olmalıydı ve onlar da bu melekleri görüp şahid-liklerine şahid
olmalıydılar... Veya Allah, onların aralarında çok itibarlı olan kişileri
seçmeliydi peygamber olarak... küfür ve şirkte ayak direten kafir ve müşrikler,
böyle mantıksız ve saçma bahaneler öne sürüyorlardı inanmamak için...
Rabbimiz Allah, insan
kullarına, insan olan peygamber gönderince, inadçı müşrik ve kâfirlerin
tavırlarını, Kur'ân-ı Kerim'de beyan buyurmuştur...
Şöyle buyurur Rabbimiz
Allah:
"Allah,
risaletini (elçiliğini) nereye (veya kime) vereceğini daha iyi bilir.[1]
"Allah,
meleklerden Rasuller seçer ve insanlardan da. Şübhesiz Allah, işitendir,
görendir. [2]
"Kendilerine
hidayet geldiği zaman, insanları inanmaktan alıkoyan şey, onların: 'Alİah,
elçi olarak bir beşeri mi gönderdi?' demelerinden başkası değildir.
De ki: 'Eğer
yeryüzünde (insan değil de) tatmin bulmuş yürüyen melekler olsaydı, biz de
onlara gökten elçi olarak elbette melek gönderirdik."
De ki: 'Benimle
aranızda şahid olarak, Allah yeter. Kuşkusuz O, kullarından gerçeğiyle
haberdardır, görendir. [3]
"Bundan önce
inkâr edenlerin haberi size gelmedi mi?
İşte onlar, işlerinin
vebalini taddılar. Onlara acı bir azab vardır.
Bu, kendilerine apaçık
belgelerle elçiler, geldiği halde: 'Bizi, bir beşer mi hidayete
ulaştıracak?" demeleri ve bu yüzden inkâr edip saparak yüz çevirmeleri
nedeniyledir. Allah da (onlara karşı) müstağni olduğunu (hiç bir şeye ihtiyacı olmadığını) gösterdi. Allah,
Ganî'dir, Hamid'dir.[4]
"Dediler ki; 'Bu
elçiye ne oluyor ki, yemek yemekte ve pazarlarda dolaşmaktadır. O'na,
kendisiyle birlikte uyarıcı olacak bir melek indirilmesi gerekmez miydi?
Ya da kendisine bir
hazinenin bırakılması veya (ürünlerinden) yemekte olduğu bir bahçesi olması
(gerekmez miydi)?' Zulmedenler dedi ki: 'Siz, olsa olsa ancak büyülenmiş bir
adama uyuyorsunuz. [5]
"Senden önce
gönderdiklerimizden gerçekten yemek yiyen ve pazarlarda gezen (elçi)lerden
başkasını göndermiş değiliz. Biz, sizin kiminizi kimi için deneme (fitne
konusu) yaptık. Sabredecek misiniz? Senin Rabbin görendir.
Bize kavuşmayı
ummayanlar dediler ki: 'Bize meleklerin indirilmesi, ya da Rabbimizi görmemiz
gerekmez miydi?' Andolsun, onlar, kendi nefislerinde büyüklüğe kapıldılar ve
büyük bir azgınlıkla baş kaldırdılar. [6]
"(İnkâr edenler)
derler ki: 'Ona, bir melek indirilmeli değil miydi?' Eğer bir melek indirilseydi,
elbette iş bitirilmiş olurdu da sonra kendilerine göz açtınlmazdı.
Onu, eğer bir melek
kılsaydık, elbette erkek (suretinde bir
melek) kılardık ve
mutlaka katmakta oldukları
(şüpheleri) yine katardık.[7]
"Gerçek şu ki,
biz, onlara melekler indirseydik, onlarla ölüler konuşsaydı ve herşeyi
karşılarına toplasaydık, Allah'ın dilediği dışmda-yine onlar inanmayacaklardı.
Ancak onların çoğu cahillik ediyorlar. [8]