4) Musa
(A.S.)'In Annesine Vahy
5)
İsa (a.s.)'ın annesi Meryem(r.anha)'ya Vahy
6) İsa (a.s.)'in Havarilerine Vahy
Lugatta Vahy, gizli
konuşmak, bir şeyi sur'atli ve gizli kalbe bildirmek, emretmek, ilham etmek imâ
ve işaret etmek, acele etmek ve mektub yazmak gibi çeşitli mânâlara
gelmektedir.
Istılahta Vahy, Allah
Teâlâ'nın dilediği şeyleri seçmiş olduğu peygamberlerine, mahiyeti diğer
insanlarca tam bilinmeyen yollarla bildirmesidir.[1]
Rabbimiz Allah (Azze
ve Celle), yegâne hayat düsturumuz Kur'ân-ı Kerim'de Rasul ve Nebilerine
vahyettiği-ni beyan buyurmuştur... Ayrıca bal arısına, yere, göğe, Musa
(a.s.)'ın annesine, İsa (a.s.)'ın annesi Meryem (r.anha)'ya, İsa (a.s.'ın
Havarilerine ve meleklere de vahyettiğini beyan buyurur... Rasul ve Nebilere
yapılan vahyin dışında kalan bu tür vahy, emir ve ilham mânâsın-dadır... Yoksa
bu tür vahy, Nübüvvet ve Risaletin gereği olan vahy gibi değildir,..
Kur'ân-ı Kerim'de yer
alan bu tür vahy için Rabbimiz Allah'ın buyrukları şunlardır:
"Rabbin, bal
arısına vahyetti: 'Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda
kendine evler edin.
Sonra meyvelerin
tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver.'
Onların karınlarında türlü renklerde şerbetler çıkar. Onda, insanlar için bir
şifâ vardır. Şübhesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet
vardır.[2]
"Sonra duman
hâlinde olan göğe yöneldi. Böylece ona ve yere dedi ki: 'İsteyerek veya
istemeyerek gelin.' İkisi de: 'İsteyerek (itaat ederek) geldik.' Dediler.
Böylece onları iki gün
içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti. Biz, dünya
göğünü de kandillerle süsleyip donattık ve bir koruma (altına aldık). İşte bu,
üstün ve güçlü olan, bilen (Allah)'in takdiridir. [3]
"O gün (yer),
haberlerini anlatacaktır. Çünkü senin Rabbin, ona vahyetmiştir. [4]
"Musa'nın
annesine: 'O'nu emzir. Şayet O'nun için korkacak olursan, O'nu suya bırak.
Korkma ve üzülme. Çünkü o'nu Biz, sana tekrar geri vereceğiz ve O'na, gönderilen
(Rasullerden) kılacağız.' Diye variyettik. "(Allah) dedi ki: 'Ey Musa,
istediğin sana verilmiştir.-Andolsun, Biz sana, bir defa daha lutufta
bulunmuştuk. Hani annene vahyolunan şeyi vahyetmiştik (şöyle ki:) O'nu,
sandığın içine koy, suya bırak, böylece su o'nu sahile bıraksın. O'nu, benim de
düşmanım, O'nun da düşmanı olan biri alacaktır. Gözümün önündü yetiştirilmen
için, kendimden sana bir sevgi yönelttim. [5]
"Hani melekler:
'Meryem, şübhesiz Allah, seni seçti. Seni arındırdı ve âlemlerin kadınlarına
üstün kıldı' demişti.
'Meryem, Rabbine
gönülden itaatte bulun, secde et ve rükû edenlerle birlikte rükû et!" [6]
"Kitab'da
Meryem'i de an. Hani o, ailesinden kopup doğu taraflarında bir yere çekilmişti.
Sonra onlardan yana
(kendini gizleyen) bir perde çekmişti. Böylece o'na ruhunuzu (Cibril'i)
göndermiştik. O da, düzgün bir beşer kılığında görünmüştü.
(Meryem) demişti ki:
'Gerçekten ben, senden Rahman (olan Allah)a sığınırım. Eğer takva sahibiysen
(bana yaklaşma).'
(Cibril) demişti ki:
'Ben, yalnızca Rabbinden (gelen) bir elçiyim. Sana, tertemiz bir erkek çocuk
armağan etmek için (buradayım)." [7]
"Hani Havarilere:
'Bana ve Rasulüme iman edin.' Diye Vahy (ilham) etmiştim. Onlar da: 'İman
ettik, gerçekten Müslümanlar olduğumuza Sen de şahid ol' demişlerdi[8]
"Rabbin,
meleklere vahyetmişti ki: 'Şübhesiz ben sizinleyim. İman edenlere sağlamlık
katın, inkâr edenlerin kalblerine amansız bir korku salacağım. Öyleyse (ey müslümaniar,)
vurun boyunların üstüne, vurun onların bütün parmaklarına.'
Bu, elbette, onların
Allah'a ve Rasulüne baş kaldırmaları
dolayısıyladır. Kim Allah'a ve
Rasulüne baş kaldırırsa, şübhesiz Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek
şiddetli olandır.[9]
[1] Geniş bilgi için bkz, İmam Celâleddin es-Suyutî, El-İtkan
fî Ulûmi'l-Kur'ân-Kur'ân İlimleri Ansiklopedisi, gev.Doç. Dr. Sakıp Yıldız-
Dr. Hüseyin Avni Çelik, İst. 1987, el, sh.lO3,vd. Elmalılı M. Hamdi Yazır, Hak
dini Kur'ân Dili. c.3,sh.l42-144. (yenda yayınlan)
[2] Nahl, 16/68-69.
[3] Fussilet, 4:
[4] Zilzal, 99/4-5.
[5] Tâhâ, 20/36-39.
[6] Al-i Imrân, 3/42-43.
[7] Meryem, 19/16-19.
[8] Mâide, 5/111.
[9] Enfal, 8/12-13.