Rahman ve Rahîm
Allah'ın adıyla.
"Şübhesiz her
türlü hamd Allah'a mahsustur. O'ndan, yardım ve mağfiret dileriz.
Nefislerimizin şerrinden de O'na sığınırız. Allah'ın hidayete erdirdiği kişiyi saptıracak
yoktur. Saptırdığını da hidayete erdirecek yoktur.
Ben, Allah'dan başka
bir ilâh olmadığına ve Muhammed'in O'nun Kulu ve Resulü olduğuna şehadet
ederim.[1]
Salat ve selâm olsun
muvahhidlerin yegâne önderi, hidayet rehberi, mü'minlerin şefaatçisi
Rasulullah'a, Âline, Ashabına ve kıyamete kadar O'nun şerefli-izzetli yolunu
takib eden muvahhid müminlere...
"Bundan sonra
(malumunuz olsunki,) sözün en hayırlısı, Allah'ın kitabı'dır. İrşadların
(yolun) en hayırlısı da Muhammed'in irşadıdır (yoludur). Umurun (işlerin) en
kötüsü, sonradan çıkarılanlardır. Her bid'at dalâlettir.[2]
"Dâva
dersleri" serimizin yedinci kitabı olan bu eserimize, yegâne hayat nizamı
olan İslâm Akidesi'nin asla sarsılmaz ve yıkılmaz altı temci ilkesini beyan
etmekte olduğu için "Muvahhidlerin Akidesi" adını verdik...
Bu eserimizde,
merhamet olunmuş ümmetin vazgeçmez birer bağlısı olan muvahhid mü'minlerin iman
etmiş oldukları ilkelerin, ayet-i kerimeler ve hadis-i şeri-flerdeki
delililerini beyan etmeye gayret ederken, bu konunun uzmanları değerli İslâm
âlimlerinden olan müctehid imamlarımızın görüşlerini de aynen naklederek
mes'elenin apaçık bir şekilde anlaşılmasına yardımcı olmaya çalıştık... Bu
çalışmamız, iman ilkelerin bir isbatı değil, kesin delillerle isbat edilmiş
iman ilkelerinin delillerini beyan etmektedir... Böylece taklidi imandan,
tahkiki ve hakikî imana geçiş sağlanmakta, kalbte yer edinen iman delillerini
bilmekle daha sağlam bir hâle gelmektedir...
Bu konuda yaptığımız
araştırmalar sonucu ulaştığımız deliller, günün anlayışına uygun yorumlarıyla
birlikte yazılacak olunursa, altı iman ilkesi için altı tane çaplı eser meydana
gelir... Böyle bir çalışmayı, Rabbimiz Allah'ın izin ve yardımıyla, imkânımız olur,
Ömrümüz yeterse, gelecek bir zamana bırakıyoruz...
Elinizdeki bu
eserimizde, iman konularını ve altı iman ilkesini özet olarak, en sağlam
kaynaklardan en sahih delillerle yazıp sizlerin faydasına sunduk... İnşaallah,
okunur, idrak edilir, tahkiki iman kavranarak şuurlu bir şekilde amel edilir...
Kurtuluş, katıksız bir şekilde iman edip salih amel işlemektir...
Yegâne Rabbimiz Allah
(Azze ve) şöyle buyurur:
"Asra andolsun,
Gerçekten insan,
ziyandadır.
Ancak iman edip salih
amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı
tavsiye edenler başka.[3]
Tank el-Muharibî
(r.a.) anlatıyor:
Rasulullah (s.a.s.)'i
gördüm. En yüksek sesiyle şöyle çağırıyordu:
"Lâ ilahe
illallah deyiniz kurtulunuz. [4] Ebu
Hüreyre (r.a.)'in rivayetiyle şöyle buyurur: Rasulullah (s.a.s.):
"Siz, iman
etmedikçe cennete giremezsiniz. [5] Dünya
hayatında izzet ve şeref üzere yaşamak, ahirette ise, ebedî cenneti hakketmek
için katıksız iman etmek ve imanın gereği olan salih ameller işlemek gerekir...
Bunun içinde neye, niçin, nasıl iman ettiğini bilmesi gerekli muvahhid
müminler...
"Lâ ilahe"
derken, neyi red ve inkâr ettiğini, "illallah" derken neyi kabul edip
katıksız iman etiğini bilmeyen bir kişinin imanı, taklidi bir imandır...
Taklidi iman sahibi, imanı, sağlam kaynaklan ve sahih delilleriyle idrak
etmediği için, ayağının kayması ve olan imanını yitirmesi an meselesidir...
Şuurlu bir şekilde imanı kavramayan, Tevhidî inancı sağlam delillere dayanmayan
bir kişi, iman noktasında çok tehlikeli bir konumdadır. Bundan dolayı her
muvahhid mü'min, neye, niçin ve nasıl iman ettiğinin delillerini bilmeli, idrak
etmeli, kalben tasdik ve dil ile ikrar ederek amel hâline getirmelidir ki, iman
konusunda sapasağlam ve sarsılmaz bir hâle gelmiş olsun,..
İslâm topraklarını
işgal eden egemen tağutların yüz yıllık ifsad planlan, ancak yeni baştan ve
tam teslimiyetle İslam'a dönmekle ortadan kaldırılabilinir. Bu yeniden islam'a
dönüş hareketi, şuurlu bir Tevhid anlayışıyla sapasağlam katıksız bir iman ve
Rasulullah (s.a.s.)'in beyan buyurduğu salih bir amel ile gerçekleşir...
Şirk ideoloji ve
düzenlerini her yönüyle red edip İslâm'ı maddî ve manevî olarak, ferd ve toplum
hayatının tamamını kuşatıcı bir şekilde kabul eden muvahhid nıü'minler, yeni baştan
iman konularına eğilmeli, hem kendilerini yenilemeli, hem de diğer insanlara
tebliğ etmelidirler. Kurtuluşun ve ebedî cennete ulaşmanın yolu budur.
Ubeyde b. Samit
(r.a.)'m rivayetiyle Rasulullah (s.a.s.) şöyle buyurur:
"Her kim,
Allah'dan başka ibadet olunacak hiçbir mabud yoktur, yalnız Allah vardır,
ortağı yoktur, Muhammed de muhakkak Allah'ın kulu ve Rasülüdür. İsâ da Allah'ın
kulu ve Rasülüdür. Ve Meryem'e bıraktığı bir kelimesidir ve Allah tarafından
hayat verilen bir ruhtur. Cennet haktır, cehennemde haktır, derse (diliyle
ikrar, kalbiyle tasdik ederse) Allah, o kimseyi cennete kor. 0 kul, hangi hâl
üzerinde olursa (olsun ayırdetmez).[6]
O kul, üzerinde
bulunduğu hâl katıksız iman ve sağlam Tevhid hâli olduğu, şirk ve küfrün her çeşidini
reddetmiş bulunduğu bir tavrı sergilediği müddetçe muvahhid mü'minlerdcndir...
Amelî günah ve kusurları, Allah'ın affına kalmıştır...
Sağlam bir Tevhid ve
katıksız bir iman konusunda, müetehid imamlarımızdan İmam Muhammed ibnü'i-Hasan
eş-Şeybanî (rh.a)'in dediği gibi diyor ve iman ediyoruz... Şöyle diyor İmam
Muhammed (rh.a):
"Allah indinden
gelen şeylere, Allah'ın murad ettiği şekilde inanırız ve nasıl olduğuyla meşgul
olmayız.
Allah Rasulü
(s.a.s.)'in haber verdiği şeylere de, Rasulullah'm murad ettiği gibi inanırız
ve keyfıyetiyle meşgul olmayız."
Bu görüş, ümmetin
büyüklerinden ve din ulemâsının bir çoğundan nakledilen bir görüştür. [7]
Dâvamızın başı ve
sonu Âlemlerin Rabbi Allah'a hamdetmektir.
KUL SADİ YÜKSEL 20
Sefer 1422 - 14 Mayıs 2001
Ihlamurkuyu-Ümraniye/İ
S TANBUL
[1] Sünen-i Ebu Davud, Kitabu'n-Nikâh, B. 31
-32, Hds. 2118, Hadis Abdullah ibn Mes'ud (r.a.)'dan.
Sünen-i Tirmızî, Kitabu'n-Nikâh, B. 16, Hds. ! 111 Sünen-i
Neseî, Kitabu'1-Cuma B. 24, Hds. 1404 Sünen-i îbn Mâce, Kitabu'n-Nikâh, B. 19,
Hds. 1892 Sünen-i Dârimî, Kitabu'n-Nikâh, B.20, Hds. 2208
[2] Sahih-i Müslim, Kitabu'1-Cuma, B.13, Hds.
43-45, Hds, Cabir b Abdullah (r.a.)'dan.
Sahih-i
Buhârî, Kitabu İ'tisam, B. 2, Hbr. 10. İbn Mes'ud (r.a.)'dan
Kitabu'lEdeb,
B. 70, Hbr. 123
Sünen-i İbn
Mace, Mukaddime, B. 7, Hds. 45
Sünen-i
Ncseî, Kitabu Salati'j-Iydeyn, B. 22, Hds. 1578
İmam Neseî
(rh.a.)'in rivayetinde şu ziyade var:
"Her
sonradan uydurulan bid'attır. Her bid'at, sapıklıktır.
Her
sapıklık da cehennemliktir." '
Sünen-i
Dârimî, Mukaddime, B. 23, Hds. 213
İmam
Suyutî, Mütevatir Hadisler, Çev. Mehmet Emin Akın,
Ank. 1992, sh. 182, Hds. 113
[3] Asr, 103/1-3
[4] Imam-ı Buhâri, Halku Efali'l-İbad-Hadis-i
Şerifleri Işığında İlâhî Kelâmın Müdafaası, aev. Yusuf Özbek, İst. 1992, Sh.
63,Hds. 194
îmanı
er-Rûdânî, Cemu'l-Fevaid- Büyük Hadis Külliyatı, aev.
Naim
Erdoğan, İst. T.Y. C. 3. Sh. 258, Hds. 6395. Ahmed b.
Hanbel,
Müsned, C. 4, Sh. 63'den
[5] Sahih-i Müslim, Kitabu'l-îman, B. 22, Hds.
93
Sünen-i Ebu
Davud, Kitabu'1-Edeb. B. 142, Hds. 5193
Sünen-i
Tirmizî, Kitabu'l-îstizam Ve'1-Adab, B. 1, Hds. 2828.
Kitabu
Sıfatu'I-Kıyame, B. 20, Hds. 2628
Sünen-i İbn
Mace, Mukaddime, B. 9, Hds. 68
İmam
Buhârî, Edebu'l-Müfred, B. 448, Hds. 980.
[6] Sahih-i Buhârî, Kitabu'l-Enbiya, B. 49,
Hds. 106
Sahih-i Müslim; Kitabu'l-İnıan, B. İÜ. Hds. 46
[7] İmam Ebu'i-Mûîn en-Nesefî, İslâm İnançları
ve Mezhebler
Arasındaki Görüş Farkları, Bahru'l-Kelâm Fî Akaidi Ehli'
1-İslâm, aev. Cemil Akpınar, Konya, T.Y. Sh. 55.